Yeni Güncel Alanya
Yeni Güncel Alanya Haber

Yeni başsavcı’ya ithaf olunur!

Aylar önce bu köşeden yazmıştım. Hiç bir yetkiliden ses seda çıkmadı maaalesef. Şimdilerde Bursa’ya çıkan tayiniyle uğraşan Başsavcı Yasin Emre, WhatsApp basın grubu’na atılan “çete” operasyonlarına ilişkin basın açıklamalarından ötürü belki de vakit bulamamıştır diye düşündüm. Belki de makam odasının dizaynıyla uğraşmaktan zaman ayıramamıştır.

Geçtiğimiz gün Adliyeye gittim personellerin neşesi gayet yerindeydi. Sanırım pandemi sürecinde hepimizde olduğu gibi onlarda da bir bezginlik oluşmuş, korona etkisinin azalmaya başlamasıyla neşeleri yerine gelmiştir diye düşündüm. Umarım her şey eski rayına oturur. Aylar önce yazdığım mevzuyu bir kez daha köşeme taşıyarak yeni Başsavcı Koray Kesgin’in ilgileneceğini ve konuya el atacağını düşünüyorum.

İşte o yazı:

Şimdi size ilginç bir hikayeden söz edeceğim, daha doğrusu korkunç bir iddiadan bahsedeceğim. Alanya’da yaşayan Otelci S. A. ile Restoran işleten Ö. C. İddiaya göre birlikte oluyorlar. ‘Ne var bunda’ diyebilirsiniz.

Bizim diyeceklerimiz de bundan sonrasına zaten. Adam evli barklı, kadın ise dul ve Alanya’nın önde gelen ailelerinden birine mensup. Buraya kadar da ‘tamam sanane cinsel tercihleri’ diyebilirsiniz. Buna da sözümüz yok, ‘daha bitmedi’ diyerek ilginç hikayeye devam edelim.

Aradan bir müddet sonra kadın hamile kalıyor ve çocuk doğuyor. Asıl korkunç olanda bundan sonra başlıyor. Hamileliğini her nasılsa gizleyen kadın, çocuğu da gizlemeyi şimdiye kadar başarıyor. Nasıl mı? Durun anlatıyorum. Yasak ilişki sonrası anne olan kadın, çocuğu soran anne ve babasına ve de çevresine, “Amansız bir hastalığa yakalanan kimi kimsesi olmayan bir kadın çocuğu bana bıraktı bende zavallı yavruya bakıyorum” diyerek yardımsever rolünü üstlenmeyi de ihmal etmiyor, çocuğa da bakıcılar tutuyor.

Taa ki biz olayı öğrenene kadar. İddiayı ilk duyduğumuzda muhtemel baba adayını arayıp soruyoruz, ‘mevzu doğru mu değil mi..’ diye. Adam ‘kem küm’ ediyor, yutkunarak ‘hayır’ diyebiliyor. Sonrasında bakıcı A.’yı arıyoruz ‘böyle bir vaka yaşandı mı’ diye. Bakıcı kadın çelişkili beyanlar vererek kendisinin de inanmadığı masallar uyduruyor, tehditler savuruyor, “Sizene çocuk belki benim, ne karışıyorsunuz’ şeklinde bağırıp çağırıyor.

Sonrasında bize mesaj yazarak oğlunun avukat olduğunu adının baş harfinin bile geçmemesi gerektiğini tehditlerle ifade ediyor. Yaşanan tüm bu gelişmeler sonrası olayın başrolünde ki malum kişiden ‘doğruları öğrenelim’ diyerek telefonla durumu izah ediyoruz, yaşandığı iddia edilen skandalın gerçeklik payını soruyoruz. Aman Allahım bin bir türlü değişik masallar anlatıyor, tehditler savuruyor, özel hayattan söz edip kimsenin karışamayacağını dile getiriyor, baktı olmadı bu kez duygu sömürüsü yapıyor falan filan..

Sonrası daha da ilginç; polise gidip şikayetçi olmak istemiş. Ne için şikayet ettiyse onu da anlamadık gerçi.. Sonra başka başka yerlere de gidip şikayet ediyormuş aklınca. Biz sadece böyle bir olay yaşanıp yaşanmadığını sorduk. Sen bizi sağa sola şikayet edeceğine yediğin haltı bir düşün önce. Ar, namus, iffet herkese göre değişiyor demekki.. Allame-i cihana şikayet etsen ne yazar. Bizim rızkımızı veren Allah, kimse değil. Bizi başkalarıyla karıştırma. Bu memlekette sahte altın satanı bile haber yapmayıp boy boy reklamını yayınlayanların aksine olayı tüm ayrıntılarına kadar kamuoyuna duyurmuş bir gazeteyiz.

Daha bunun gibi nice olayları gözümüzü bile kırpmadan yazmış gazeteciyiz ki saysak bitmez. Şimdi gelelim asıl mevzuya. Bu korkunç iddia bir skandaldan öte zavallı yavrunun geleceği açısından bizi ilgilendiriyor. Çocuğun nesebi belli mi, nüfusa ne diye kayıt edildi. Bunun gibi bir sürü sorular açıklığa kavuşmalı. Gerekiyorsa bu yavruya devlet sahip çıkmalı. Buradan devletin tüm savcılarına sesleniyorum; çağırın beni bildiklerimi, duyduklarımı anlatayım. Herkes üzerine düşeni yapsın, gerçekte ortaya çıksın. Ben dahil varsa yanlış yapan bedelini ödesin. Yeniden buluşmak dileğiyle dostça kalın..

 

error: Content is protected !!