HABER PORTALI
Yeni Güncel Alanya Gazetesi

İlm bir kıyl ü kal imiş ancak. Dünyada her ne var ise kaynağı aşktır ; ilim ise koca bir dedikodudur. Fuzûlî ilahi bir aşkın tanımını bu muazzam ifadeyle tasvir  etmiştir. Aşk ; varlığı var eden hakikat, bütün varlığın özüdür. Hayatın içindeki  yaşamın enerji kaynağıdır.  İlâhi aşk yaradana bir vuslat özlemidir. Sufinin isteği okyanusta bir damla olabilmek, ilâhi aşkla özdeşleşmektir. Mistik ve sufi  tasavvuf aşkı, aşkların en yücesidir. Hz. Peygamber (asm) şöyle

buyurmuştur.

“İbrahim halilulah, Allah’ı dostu; Musa, safiyullah, Allah’ın seçkin kulu; ben ise -Allah’ın bana bir ihsanı ve bir ikramı olarak- habibullahım, Allah’ın sevgili kuluyum. İlâhi aşkın temelinde, böyle bir taktiri kazanma arzusu vardır. Allah’ın sevgisini ve rızasını kazanabilmiş bir kul.

Hz.Mevlana’nın, Yunus Emre’nin nice Allah dostunun vuslatı bu ilahi aşktır, aşkın özünde erimektir muradı. İnsan, var oluşundan bu yana  yaşamın enerjisini bu duyguda aramıştır. Kimileri adalete âşıktır, kimileri güçe, kimileri maşuka…

Aşk; aklınızla, duygularınızla ve bütün varlığınızla sizi  içine çeker.  Bir de iki insan arasında yaşanan aşık ile maşuk olan aşklarımız var. Beşeri aşkın içinde  bütün duygular  harmanlamıştır. Real yaşanabilir beşeri aşkların  içinde, sevdiğini kaybetme, kıskançlık, hayalkırıklıkları, anlaşılmama problemi vs. her çeşit  duygu vardır. Tutku; elem ve ızdırap  duygularını realize edilmiştir aşka.  Edebiyatın, sanatın bütün dalları bu duyguyla beslenmiştir. Birlikte düşünüp akıl yürütelim. Sağlıklı, yaşanabilir bir aşkın temelinde ne vardır? Partnerinizin sorumluluğunu alırsınız, varlığıyla ve sıkıntılarıyla ilgilenirsiniz, emek verirsiniz. Bu güzel aşk ilgisinin   tacıdır  evlatlarımız.

Her aşkın muhatapbında olgunluk ve denklik gerektirir. Hayatın içinde   iki kişilik bir gelişim gösterebilmeli aşk.  Aşık Veysel :” Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa” sözüyle aşkın yüceliğini vurgulamıştır. Aşkı genelde bir kavuşamama durumu içinde de çokça değerlendirmişizdir. Mecnun’nun Leyla’ya, Ferhat’ın Şirin’e vuslatı gibi…

Tabii aşkı patolojik düzeyde görenlerde olmuş. Mazoşist yani acı çekmekten zevk alan kara sevdalılar. Buradaki aşk, aşk olmaktan çıkmış, öz benliğine kabul edilmeme duygusunu yedirememiştir. “Ya benimsin ya toprağın söylemleri benim dışımda var olma hakkını yok sayma mantığıdır. Takdir edersiniz ki; aşkın yüceliğinin dışına çıkılmış karşı tarafı tutsak olarak görmüş marazi bir bakıştır. Aşk dolu bir yaşamın içinde var olabilmeli dileği ile…

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: Content is protected !!
WhatsApp WhatsApp İhbar Hattı